27 Eylül 2010 Pazartesi

Bir yazı yazamama örneği olabilecek yazı.

Uyandığımda, gördüğüm rüyaların etkisinden kurtulmadan yataktan çıkamıyorum. Korkutucu olmalarından değil tabi. Daha çok "neden bunu gördüm şimdi?" sorusuna cevap aramaktan. Zaten bir süre sonra "Doğru düzgün rüya gördüğüm yok zaten, sorgulayıp içine etmeyeyim" düşüncesine kapılıp, anlık dertlerime odaklanıyorum.

Oturma odasına gitmek, sigarayı ocaktan yakmak, bilgisayarı açmak, bilgisayarın kendine gelmesini beklemek gibi... Yataktan kalkmamı zorlaştıran ufak kaygılar...

Kalkıyorum tabi. Bir ay sonra bile üzerilerindeki yeni kokusunu içime çekebildiğim eşyalarla birlik oluyorum. Televizyonu açıyorum. National Geographic'te bir şey yok. Birileri helikopterden, insan eli değmemiş adalara bakıyor... 
Hiç helikoptere binmedim. Uçağa da öyle. Babamın omuzlarında geçirdiğim vakit dışında da öyle çok yükseldiğimi hatırlamıyorum.

Belki sevgilimle bindiğim lunaparktaki kamikaze de olabilir. 

Sonuç olarak pek uçan bir insan değilim yani. Çoğu insanın benden beklediğinin aksine, daha ot bile kullanmadım. 

Bu kadar yerde vakit geçirdiğinde insan, bastığı yeri tanıyor normal olarak. İstiklal Marşı'ndaki gibi değil tabi.

Mesela oturduğum koltuğa formaldehit sıkılmış. O yeni kokusu buradan geliyor. Bunu biliyorum. Ve maalesef formaldehitin, kadavraların üzerine çürümesinler diye sıkıldığını da biliyorum. 

Sizde bilin diye buraya da yazıyorum.

Ya da "bilgisini satan" tiplerdenim. İşte onu bilmiyorum.

Georges Perec özentiliği yapıp, "bil-" ile başlayan kelimelerin kontenjanını bu yazılık kapattım. Alt metni yok bu durumun. Sadece sıkıldım.

Doğru düzgün, uzun uzun paragraflar kuramamam bundan. Çok da kafaya takmıyorum. Özgüvenim yerinde. Yazı yazmakla ilgili bir gerçeği de artık kavramış durumdayım:

İnsan mutluyken yazamıyor. 

Not: Başlıkları yazılarımın sonunda atarım hep.

4 yorumbik:

Kürk mantolu madonna dedi ki...

melankolik iç yapısına sahip olmaktan olabilir mi? hayır, ben durumumu buna bağlıyorum da.

kukuletalı dedi ki...

bu yazının başlığı "yazı yazmadan geçen yaz" gibi bir şey de olabilir. sahalara dönüş vakti.

Can dedi ki...

*kürklü madonna:
manik depresiflikten benimkisi.

*kukuletalı:
maaşallah de, maaşallah. ahaha

kukuletalı dedi ki...

tahtaya bile vurdum :)